Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"BÂRÛ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
yun. Hava basıncını ölçen bir alet. (Bu alet vasıtasıyla bir yerin yüksekliği de ölçülür.)
f. Def'alarca, zaman zaman, sık sık, devamlı olarak.
Yük taşıyan. * Beygir.
(C.: Bevârih) Samyeli adı verilen sıcak ve şiddetli bir çeşit rüzgâr.
Tedavi edilmesi mümkün olmayan ve vücutta beyaz lekeler meydana getiren bir hastalık.
f. Yük yeri, yüklük. * Yolcu eşyası indirilecek ve saklanacak yer.
f. Hamal, yük taşıyan kimse.
Şimşek. Işık. Şimşekli bulut. Yıldırım parıltısı.
f. Ek olup "saçan, yağdıran, döken, ışık veren" gibi mânâda kelimeler teşkil edilir. Meselâ: Ateşbâr : Ateş saçan. Ateş yağdıran...
Eziyet. * Elem yükü.