58.000'den fazla kelime ile en kapsamlı Osmanlıca Türkçe sözlük
Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
SEDD-İ ZÜLKARNEYN ne demek? SEDD-İ ZÜLKARNEYN kelimesinin anlamı nedir?
(Bak: Zü-l karneyn)
Zülkarneyn'in yaptırdığı büyük sed.(İkinci sualiniz :
Sedd-i Zülkarneyn nerededir? Ye'cüc, Me'cüc
kimlerdir?Elcevab: Eskiden bu mes'eleye dair bir risale
yazmıştım. O vaktin mülhidleri onunla mülzem olmuşlardı.
Şimdilik hem o risale yanımda yoktur, hem kuvve-i hâfızam
tatil-i eşgal etmiş, yardım etmiyor. Hem Yirmi Dördüncü
Sözün Üçüncü Dalında bir nebze bu mes'eleden bahsedilmiş.
Onun için bu mes'elenin yalnız iki üç nüktesine gayet
muhtasar bir işaret edeceğiz. Şöyle ki:Ehl-i tahkikin
beyanına göre, hem Zülkarneyn ünvanının işaretiyle, Yemen
padişahlarından Zülyezen gibi "zü" kelimesiyle başlayan
isimleri bulunduğundan bu Zülkarneyn, İskender-i Rumî
değildir. Belki Yemen padişahlarından birisidir ki, Hazret-i
İbrahim'in zamanında bulunmuş ve Hazret-i Hızır'dan ders
almış. İskender-i Rumî ise, milâddan takriben üçyüz sene
evvel gelmiş, Aristo'dan ders almış. Tarih-i beşerî,
muntazam surette üçbin seneye kadar gidiyor. Bu nâkıs ve
kısa tarih nazarı, Hazret-i İbrahim'in zamanından evvel
doğru olarak hükmedemiyor. Ya hurafe-vâri, ya münkirâne, ya
gayet muhtasar gidiyor. Bu Yemenî Zülkarneyn, tefsirlerde
eskiden beri İskender namiyle iştiharının sebebi, ya o
Zülkarneyn'in bir ismi İskender'dir ki, İskender-i Kebir ve
Eski İskender'dir. Veyahut âyât-ı Kur'aniye'nin zikrettiği
hâdisat-ı cüziyeler, küllî hadisatın uçları olduğu cihetle;
Zülkarneyn olan İskender-i Kebir'in nübüvvetkârane
irşadatiyle akvam-ı zâlime ile milel-i mazlume ortasında
hâil ve gaddarların garetlerine mani olacak meşhur Sedd-i
Çin'in binasını kurduğu gibi; İskender-i Rumî misillü
müteaddit cihangirler ve kuvvetli padişahlar, maddî
cihetinde ve manevî âlem-i insaniyetin padişahları olan bir
kısım enbiya ve bazı aktâb dahi manevî ve irşadî cihetinde o
Zülkarneyn'in arkasında gidip iktida edip, mazlumları
zâlimlerden kurtaracak çarelerin mühimlerinden olan dağlar
ortalarında sedleri (Hâşiye), sonra dağlar başlarında
kal'aları kurmuşlar. Ya bizzat maddî kuvvetleriyle veyahud
irşad ve tedbirleriyle te'sis etmişler. Sonra şehirlerin
etrafında surları ve ortalarında kal'aları, tâ son çare olan
kırk ikilik topları ve kal'a-i seyyar gibi diritnavtları
yapmışlar. Hattâ ruy-i zeminin en meşhur seddi ve kaç günlük
uzak bir mesafe tutan Sedd-i Çinî Kur'an lisaniyle Ye'cüc ve
Me'cüc'ün ve tabir-i diğerle tarih lisanında Mançur ve Moğol
denilen ve âlem-i beşeriyeti kaç defa zir ü zeber eden ve
Himalaya Dağlarının arkasından çıkan ve şarktan garba kadar
harab eden akvam-ı vahşiye ve garetkâr milletlerin Hind ve
Çin'deki akvam-ı mazlumeye tecavüzlerini durdurmak için o
Himalaya silsilelerine yakın iki dağ ortasında uzun bir sed
yaptığı ve o akvam-ı vahşiyenin kesretle hücumlarına çok
zaman mâni olduğu gibi, Kafkas Dağlarında Derbent cihetinde
yine çapulcu garetgir akvam-ı Tatariyenin hücumunu durdurmak
için Zülkarneyn-misal eski İran padişahlarının himmetiyle
sedler yapılmıştır. Bu neviden çok sedler var. Kur'an-ı
Hakîm umum nev-i beşer ile konuştuğu için zâhiren bir
hâdise-i cüz'iyyeyi zikredip, umum o hâdiseye benzer
hâdisatı ihtar ederek konuşuyor.İşte bu nokta-i nazardandır
ki, sedde ve Ye'cüc ve Me'cüc'e dair rivayetler ve akvâl-i
müfessirîn ayrı ayrı gidiyor.Hem Kur'an-ı Hakîm, münasebât-ı
kelâmiye cihetinde bir hâdiseden uzak bir hâdiseye intikal
eder. Bu münasebâtı düşünmeyen zanneder ki, iki hâdisenin
zamanları birbirine yakındır. İşte seddin harabiyetinden
kıyametin kopmasını Kur'anın haber vermesi, kurbiyet-i zaman
cihetiyle değil, belki münasebât-ı kelâmiye cihetinde iki
nükte içindir: Yâni bu sed nasıl harab olacak, öyle de dünya
harab olacaktır. Hem nasılki fıtrî ve İlâhî sedler olan
dağlar metindir, ancak kıyametin kopmasıyla harab olurlar;
öyle de: Bu sed dahi dağ gibi metindir, ancak dünyanın harab
olmasiyle hâk ile yeksan olabilir. İnkılâbât-ı zaman
tahribat yapsa da, çoğu sağlam kalır demektir. Evet Sedd-i
Zülkarney'nin külliyetinden bir ferdi olan Sedd-i Çinî
binler sene yaşadığı halde daha meydanda duruyor. İnsanın
eliyle zemin sahifesinde yazılan, mücessem, mütehaccir,
mânidar tarih-i kadîmden uzun bir satır olarak okunuyor.
L.)(Hâşiye): Ruy-i zeminde mürur-u zamanla dağ şeklini
almış, tanınmayacak bir surete gelmiş çok sun'î sedler
vardır.
"SEDD-İ ZÜLKARNEYN" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
"SEDD-İ ZÜLKARNEYN" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.